Küçücük elleri ile heyecanlarını ilk yaşamaya başladığımız andan itibaren yaşamımızı kontrol etmeye başlarlar. Zamanla birlikte aslında etkileri daha fazla belli olmaya başlar miniklerin bebekliklerinden çocukluklarına kadar ailelerin üzerinde titrediği o minikler her zaman son nesil teknolojiler ile karşılanır hayatta ancak onların varlık gibi yokluğu da tatması gerekmektedir. Mesela çok lüks oyuncaklar ile oynamak yerine babaları gibi çocuk bisikleti sürerek büyümelidir. İşte o zaman anlarlar gerçekten sevmenin ve yaşamanın tadının ne olduğunu yoksa onlar hiçbir zaman bu tada varamaz ve her zaman insanların arasına karışmakta zorlanırlar.

 

Eskiden çocukların bu kadar sağlıklı olma sebebi de buydu aslında aileler onların düşe kalka büyümelerine izin verirlerdi ve bu sayede de onların her zaman daha sağlıklı ve gerçek hayat ile yüzleşerek büyüdüklerini görürlerdi. Çocuklar eskiden gerçekten çocuk olduklarını hisseder ve bu duygunun nasıl bir şey olduğunu da bilerek tam anlamı ile yaşarlardı. Yoksa onların çocuk olmasının ne anlamı vardı sokakta oynamasalar.

 

Eski bayramlar gibi eski çocukluklarında tadı kaçtı. Yeni nesil küçük hanımefendi ve küçük beyefendi olarak yetişiyor. Yeni nesil her şeye bilmişlik taslayan ve o yıkılmaz gururları ile de insanlardan geçmişten uzak büyüyor. Artık onları çocuk bisikletine bindirmekte, sokakta oynayan çocukların arasına karıştırmakta çok zor oluyor. Onlar sadece evlerinde teknolojik aletlerin başında oturup sanal âlemde takılıyor. Tabii bu da büyük bir sorun ancak insanlar bu durumdan çocuklarını kurtaramadıkları için onlara da suç bulunmuyor. Çünkü yeni nesil öyle ki karşısındakinden ne görürse onu yapıyor ve yapamadığı zaman daha büyük istekler ile ailesinin karşısına çıkıyor ve yokluk nedir belki de hiçbir zaman bilmeden yaşayıp gidecek.

There are currently no comments.