Her insan için temel bir ihtiyaç olduğu anlaşılamadığı sürece, insanların okuma alışkanlığı kazanması ve okumayı bir zorunluluktan öte keyifle yapılan bir aktivite olarak görmesi mümkün değildir. Günümüz ebeveynleri yeni nesil çocuklarının kitap okuma alışkanlıklarına sahip olmadığını büyük bir üzüntü ile söylese de, dünyanın dört bir yanında yapılan araştırmalar insanların okuma alışkanlıklarının çok büyük bir bölümünün aile tarafından şekillendiğini ortaya çıkıyor. Okul öncesi aile eğitimi ile şekillenmeye başlayan okuma alışkanlığı takip eden yıllarda okula başlanmasıyla birlikte okul öğretmenleri de bu alışkanlığın yarar sağlayacak şekilde geliştirilmesini sağlar. Küçüklerin okumayı keyifli ve en önemlisi de gerekli bir alışkanlık olarak görmesi, hayat boyunca okumaya devam etmelerine ve bunun bir zorunluluk olmadığını anlamalarına yardımcı olur.

 

Evinde anne ve babasının kitap okumadığını gören bir çocuğun okul yıllarında öğretmenin eğitimiyle okumayı sevmesi ve bunu da bir ömür boyunca sürecek bir alışkanlığa dönüştürmesi çok daha zordur. Hiç okumayan ve hatta televizyon izlemek dışında okumakla uzaktan yakından bir alakası dahi olmayan ebeveynlerin çocuklarına büyük bir özveriyle okul yıllarında okuma alışkanlığı kazandırabilen öğretmenler olsa da, ailesinden küçüklük yıllarından beri okumak için teşvik gören bir çocuğun okuma alışkanlığı kazanması çok daha kolay olacaktır. Okumayı sevmeyen çocuklarının neredeyse tamamının ailesi de kitap, dergi ya da en azından gazete bile okumamaktadır. Bu tür çocuklara doğru eğitim verilerek okuma alışkanlığı kazandırmak mümkün olsa da, bu durum aksi bir çevreye yetişen çocuklara göre çok daha zordur.

 

Evlerde çocuklar için ayrı bir kütüphane oluşturulması ve çocuğun okumayı öğrendikten hediye olarak “düzenli aralıklarla” okuyacak “bir şeyler” alması, okuma alışkanlığının teşvik edilmesini sağlar. Ayrıca çocuklara okuduklarını anlatma imkanı verilmeli ve televizyon çok önemli maçlar ya da diziler olsa dahi çocuğun hayatının her şeyden daha önemli olduğu unutulmadan anlattığının dinlenmesi gerekir. Minikler okuduklarını anlatırken anne babalarının kendisini büyük bir ilgiyle dinlediğini gördüğünde okumanın ne kadar önemli bir şey olduğunu fark etmese de anlamakta ve okuyan kişinin de diğer insanların ilgisini çektiğini fark etmektedir.

There are currently no comments.