22 Ağustos’ta başlatılacağı duyurulan İnternet sansürünün tarihi 22 Kasım’a alındı. Öyle medyanın kamuoyuna aktardığı gibi yumuşama filan da yok yeni uygulamada. Üstelik bir de yeni isimler takmışlar İnternet sansürüne. Kimi ‘Güvenli İnternet’, kimi ‘İnternet filtresi’ diyerek yumuşatıp sulandırıyorlar gelmekte olan sansürü.
Lafı ıvırıp kıvırmaya gerek yok. İnternet’e getirilmek üzere olan uygulamanın adı sansürdür… İnternet’teki içeriğe yönelik devlet sansürüdür… İnternet kullanıcılarının seçme özgürlüğünün devletin ahlak anlayışıyla sınırlanmasıdır.
***
22 Ağustos İnternet sansüründen vazgeçilmiş filan değil. Sadece tarihi 22 Kasım’a ertelendi. Üstelik Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK) bu ertelemeyi yaparken, yanına Sivil Toplum Kuruluşlarını (STK) almayı da becerdi. İnternet sansürü, BTK’ya yaranmak isteyen siviller ve STK’ların desteğiyle çok daha güçlü ve meşrulaştırılmış bir şekilde geliyor artık.
İnternet sansürünün gündeme bomba gibi düştüğü ve büyük tepkiler aldığı dönemde BTK zeki bir hamleyle bir toplantı düzenlemişti. Amaç sözümona ilgili yönetmeliği sivillerin katkısıyla düzeltmekti. O tarihte bu toplantıya katılmanın sansürü tanımak, sansüre sivil desteği vermek anlamına geleceğini yazmış, sivillere toplantıya katılarak bu tuzağa düşmemelerini hatırlatmaya çalışmıştım. BTK yönetmeliğine yönelik önerilerde bulunmak için BTK’nın düzenlediği bir toplantıya gitmek şart değildi. Bilakis STK’lara ve sivillere düşen görev yönetmeliği bağımsızlıklarını yitirmeden eleştirmek olmalıydı.
***
Ve işte bugün BTK, İnternet sansürünü STK’ların sunduğu önerilere uygun olarak değiştirdiğini haklı olarak övünerek duyuruyor. İnternet sansürü artık BTK’nın o toplantısına katılan gafil sivillerin desteğiyle uygulamaya konacak. BTK bundan sonra gelecek tüm eleştirileri, ne yapalım STK’lar öyle istedi, biz de böyle yaptık diyerek savuşturacak.
Toplantıya katılan STK ve siviller kına yakarken, İnternet sansürü 22 Kasım’dan itibaren fiilen başlayacak. Çünkü daha önce de defalarca yazdığım gibi sorunun yeni yönetmelikle filan ilgisi yok. Yasanın benden beklediği sorumluluğu yerine getiriyorum diyen BTK’nın da aslında bir suçu yok. Sorun bu yönetmeliğin dayandırıldığı İnternet yasasında. İnternet sansürü şu anda bu yasaya dayanılarak zaten fiilen uygulanmakta. 22 Kasım’da başlatılacak ek sansür uygulaması, fiilen uygulanmakta olan İnternet sansürünü daha da kurumsallaştırmaya yarayacak, sansürün toplumca kanıksanmasına yol açacak.
ÖNERİLERİMİZİ SUNUYORUZ
BTK sansür yönetmeliğinin kamuoyunun görüşlerinin alınması için 10 gün süreyle askıda tutulacağını açıkladı. Bu büyük olasılık göstermelik bir çağrı ama yine de önerimizi sunalım:
– 2007’de çıkartılan 5651 sayılı İnternet Yasası’nın İnternet sansürüne zemin hazırlayan maddeleri anayasaya aykırıdır. Bu maddelerin bir an önce değiştirilmesi gerekir.
– Aile ve çocuk filtresi sağlamak devletin görevi değil. Eğer toplumda böyle bir ihtiyaç varsa liberal olduğu iddia edilen ekonomik düzenimizde bu ihtiyaca yönelik filtre çözümlerini ticari olarak sunacak servis sağlayıcılar da çıkacaktır (hatta çoktan çıkmış olmalıydı, demek ki böyle bir talep yok halktan gelen). Doğrusu da bu hizmetin ticari olarak verilmesidir. Getirilmek istenen yönetmelik servis sağlayıcılara sansür altyapısına yatırım yapma ve bu yatırımla sağlanacak hizmetleri tüm müşterilerine ücretsiz sunma zorunluluğu getirmektedir. Bunun anlamı sansür hizmetinin maliyetinin hizmetten yararlanmak istemeyen kullanıcılardan da alınmasıdır. Ve alenen saçma, zırva bir uygulamadır.
– Sansür paketlerince sansürlenecek sitelerin listesinin merkezi olarak belirlenmesinin adı devlet sansürüdür. Doğru yöntem filtre paketlerinin servis sağlayıcılarca isteyen müşterilere belli bir ücret karşılığında satılması ve sansürlenecek sitelerin de hizmeti sunan şirketlerce bağımsız olarak belirlenmesidir.
– İnternet yasasının çağın gerisinde olan maddelerine dayanarak İnternet sansürünü kurumsallaştırmaya yönelik arayışlarda bulunmak doğru değil. BTK’nın sansürcü yasaya dayanarak sansürü kendine iş edinmemesi en doğru yaklaşım olur. Gerek Başbakan’ın, gerek ana muhalefet partisi liderinin, gerek Cumhurbaşkanı’nın daha önceki demeçlerinden biliyoruz ki, İnternet Yasası’nın değişmesini herkes istemektedir.
– BTK’nın ilgili yönetmeliği tamamen askıya alıp, kimsenin tasvip etmediği İnternet yasasının değiştirilmesini beklemesi en akılcı yol olacaktır.

There are currently no comments.