Yüzyıllardan bu yana dünya evine girerek hayatlarını birleştiren çiftler özel bir seremoni düzenlemiş ve tüm yakın çevresini de mutluluğuna ortak olmaya davet etmiştir. Dünyanın dört bir yanında tüm toplumlar için büyük öneme sahip olan evlilik seremonilerinde gelinle damadın giydiği kıyafetlere de aynı önem verilmiştir. Bugün gelinlik dendiğinde farklı bir şıklık vaat eden yaratıcı tasarımları ve her ayrıntısında kalite saklı olan modelleriyle akla gelen ilk isimlerden biri olan Çağ Tekstil, her genç kızın en büyük hayalini makul fiyatlarla gerçekleştirmektedir. www.cagteks.com adresinde yeni yıl modellerini görücüye çıkaran markanın 2014 kataloğu, her zaman ki gibi birbirinden şık tasarımlara ve her bütçeye hitap etmeyi başaran fiyatlara ev sahipliği yapıyor. Düğün ve nikah kıyafetlerinin genç kızlar için önemi yüzyıllardan bu yana değişmemiş olmasına rağmen bu özel günlerde giyilen kıyafetlerin tasarımı hayret verici bir değişim geçirmiştir. Yüzyıllar öncesine gitmeden sadece 20. Yüzyılın ikinci çeyreğine bakarak dahi genç kızların düğün ve nikahlarında giydiği kıyafetlerin, dünyanın dört bir yanında ne denli büyük bir değişim geçirdiği görülebilir.

Avrupa’da 20. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonlarından itibaren şekillenmeye başlayan kıyafet modası, kısa süre içinde Amerika ve sonrasında Orta Doğu coğrafyasını etkisi altına almıştır. Orta Doğu’dan neredeyse tüm Asya’ya yayılan Avrupa giyim modası, hemen her alanda günlük kıyafet tercihlerini değiştirdiği gibi evlilik seremonilerinde giyilen kıyafetleri de etkilemiştir. Bugün beyaz dışında herhangi bir renk alternatifinin neredeyse söz konusu dahi olmadığı düğün ve nikah kıyafetlerinde, 20. Yüzyılın başlarına dek onlarca farklı renk görmek mümkündü. Artık düğününde veya nikahında beyaz haricindeki renge sahip olan bir elbise giyen gelinler herkes tarafından marjinal olarak nitelendiriliyor. Oysa ülkemiz coğrafyasında 100 yıl kadar öncesine gidildiğinde tüm genç kızlar; yaşadığı yöreye, geleneklerine, etnik kökenlerine, inançlarına ve ailesinin sosyoekonomik durumuna göre rengarenk kıyafetlerle dünya evine uğurlanmaktaydı. Anadolu coğrafyasının istisna kabul etmeden tamamında görülen bu durumun Avrupa’da da farklı olduğunu söylemek mümkün değil. Nitekim Avrupalı genç kızların evlilik seremonilerinde giydiği elbisenin rengi ve modeli, çiftin ailelerinin toplumdaki sınıfının bir simgesi olarak kabul edildiği için Avrupa genelinde onlarca farklı düğün kıyafeti tasarımı bulunmaktaydı.

Avrupalı aileler kızlarının evlilik seremonisinde giyeceği kıyafetle tüm sosyal çevreye maddi durumunu ve toplumda ait olduğu sınıfı göstermek istediğinden, 20. Yüzyılın başlarına dek tüm Avrupalı gelinler birbirinden bir hayli farklı elbiselerle evlenmiştir. Ancak 1900’lerden itibaren etkisini daha da fazla hissettiren değişim rüzgarları neticesinde beyaz renk gelin adayları için ilk tercih haline gelmiştir. Ülkemizin de Batılılaşma sürecinde olduğu bu senelerde İstanbul merkezli olarak büyük kentlerde gelinlerin Avrupalılar gibi beyaz renkli elbiselerle evlendiği görülürken, kısa zamanda bu moda tüm ülke geneline yayılmıştır. Önceleri çan eteklerin moda olduğu düğün ve nikah kıyafetlerinde 1950’lere gelindiğinde çok uzun etekler ve duvaklar kabul görmeye başlamıştır. Bugünün modern dünyasında gelinler için söz konusu kıyafet tercihi olduğunda, renk seçimi gibi bir durumun söz konusu olduğunu söylemek dahi mümkün değildir. Beyaz, tüm genç kızların dünya evine girerken giydiği kıyafetlerin tek rengidir.

There are currently no comments.